Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Giriş Yap


Başkan Tanık, Ahmet Necdet Sezer İle Bir Araya Geldi

Ankara Sağlık Haberleri 23 Şubat 2014

Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, Türkiye Cumhuriyeti Devleti 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile bir araya geldi.Nezaket ziyaretinde bulunan Tanık’ı evinde kabul eden Ahmet Necdet Sezer ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çankaya Belediye Başkanı olarak Çankaya’ya ve Ankara’ya 5 yıl boyunca gerçekleştirdiği hizmetleri hakkında bilgi veren Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık da konukseverliği için Sezer’e teşekkür etti.Ahmet Necdet Sezer, Tanık’a çalışmaları ve hizmetleri için teşekkür ederek, başarılarını devamını diledi.

797 total views, 0 today

Eşit Hizmetin Adı: Fethi Yaşar

Ankara Sağlık Haberleri 23 Şubat 2014

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yenimahalle Belediye Başkan Adayı ve mevcut Başkan Fethi Yaşar, CHP Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Mansur Yavaş ile kahvaltıda bir araya geldi. Yaşar, Ankara’nın halkın kaynaklarını doğru kullanacak başkanlara ihtiyacı olduğuna vurgu yaparken, Yavaş da eşit hizmette Yaşar’ı örnek gösterdi.Ostim Sanayi Sitesi’nde gerçekleşen çok sayıda sanayici esnafın katıldığı toplantıda Yaşar ve Yavaş’a ilgi yoğun oldu. Demokrasilerde çarenin sandık olduğunu kaydeden Yaşar, “Ankara’nın artık bir değişime ihtiyacı var. Sayın Mansur Yavaş ile büyük işler yapacağız, Ankara’ya nefes aldıracağız, herkesin yaşamaktan mutlu olacağı bir Başkenti el birliğiyle kuracağız. Biz de kavga kültürü yok. Biz, barış ve sevgi kültüründen geliyoruz” dedi.Yenimahalle’de 5 yıldır eşit hizmet anlayışıyla halka hizmet ettiğini, kaynakları doğru ve akılcı kullandığını belirten Yaşar, 30 Mart Yerel Seçimleri’nin Türkiye için hayırlı olmasını diledi.YAŞAR’I ÖRNEK GÖSTERDİMansur Yavaş ise Yaşar’ın belediye başkanı olduktan sonra parti rozetini çıkarıp herkesi kucakladığına vurgu yaparak şöyle konuştu: “Fethi Başkanım, partizanlık yapmadan kendisine oy veren vermeyen herkese eşit hizmet götürdü. Bu konuda başkanımı, bütün konuşmalarımda örnek gösteriyorum.”Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in kendisi gibi düşünmeyenleri cezalandıran bir anlayışı benimsediğini anlatan Yavaş, Ankapark Projesini de eleştirerek şunları söyledi: “Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bu kadar borcu varken 1 milyar dolarlık Ankapark Projesi yapılıyor. Bu paraya neler yapılmaz ki? Bu parayla Ankara’nın her tarafı imar olmaz mı? Okul, hastane ihtiyaçları karşılanmaz mı? Demokrasilerde ödeyen karar verir. Ödediğiniz paralara sahip çıkın. 30 Mart’ta Gökçek’in işine son verin.”

799 total views, 0 today

Des Genel Başkanı Avcı:

Ankara Sağlık Haberleri 23 Şubat 2014

TBMM Başkanlığına sunulan dershaneler ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) teşkilatında önemli değişiklikler içeren yasa taslağını değerlendiren Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, tasarının meclis komisyonunda ve ilgili kamuoyunca yeterince tartışılıp, olgunlaştırıldıktan sonra toplumsal uzlaşıyla çıkarılması gerektiğini söyledi.Türk eğitim sisteminin çağdaş dünyaya ayak uydurmada yetersiz kaldığını ve bu nedenle öğretmen, öğrenci, veli dahil muhalefet ve iktidarıyla herkesin eğitimden şikayetçi olduğunu kaydeden DES Genel Başkanı Avcı, “Mutabakatla eğitim reformlarına tam gaz devam etmemiz gerekiyor. Eğitim sistemi ile ilgili yeni bir fikir söylediğinde ‘icat çıkarma’ ve ‘eski köye yeni adet getirme’ diyen statükoya ve ideolojik seslere karşı ‘yeni icat çıkarın’ ve ‘yeni adet getirin’ diyesim geliyor. Bugün ülkemizde uygulanan eğitim sistemi sanayi devrimi dönemine takılıp kalmıştır ve obsesiftir. Eğitim sisteminin anaokulundan üniversiteye kadar baştan sona yeniden formatlanması ve demokratikleştirilmesi gerekiyor” dedi.EĞİTİMDE ÇOK ZAMAN KAYBEDLİDİEğitime çeki düzen verme, çağdaş, demokratik ve bilimsel bir temele oturtma konusunda sonuna kadar kararlı olunması gerektiğini söyleyen Gürkan Avcı, şöyle devam etti:“Çünkü deniz bitmiş artık gidecek yer yok. Bu anlamda kararlı ve cesur adımlar atılmalıdır ki eğitimde daha çok yapılması gereken ve alınması gereken mesafelerimiz var. Çünkü çok zaman kaybedildi ve sistemin bir an önce toparlanması gerekiyor. Eğitim sistemimiz köhnemiş dayatma ve dogmalardan kurtuldukça Türkiye’nin önü daha da açılacaktır. Aksi halde çağdaş, demokratik, eşitlikçi ve bilimsel bir eğitim sistemine geçilmediği müddetçe Türkiye rahat bir nefes alamaz”.EĞİTİM REFORMLARI, GÜÇLÜ ÖĞRETMENLERLE HAYATA GEÇER2000’li yılların başından itibaren dünyada ve Türkiye’de artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmadığını, büyük bir değişimin yaşandığını söyleyen Gürkan Avcı, “Eğitim sistemimizin bu yeni dünyadaki risklere göğüs gerebilmesi için inovasyonu ön plana çıkarması gerekiyor. Bunu yapamadık. Ben şahsen eğitime daha fazla bütçe ayırılmasını, eğitim çalışanlarının ekonomik ve demokratik sorunlarının çözülmesini ivedi hedef bağlamında çok gerekli görüyor, tasarıdaki reformların ‘eğitim ve sürdürülebilir büyüme’ perspektifiyle daha da geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum” ifadesini kullandı.BİRTEK TEŞKİLAT YAPISINDA REFORM YAPMAKLA OLMAZTürkiye’de eğitimin kaliteli, verimli ve eşitlikçi bir form kazanması için sadece teşkilat yapısında değil; kapsamlı bir idari, hukuki, mali ve teknik reforma ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Gürkan Avcı, şunları kaydetti:“Politika yapıcılara ışık tutması açısından, Türkiye’nin öğretmen sermayesinin geliştirilmesi bakımından dünyadaki karşılaştırmalı konumunu gözden kaçırılmamalıyız diye düşünüyorum. 2050’de eğitim ordumuz nasıl olacak? 2050’de öğrenme duvarlarına ihtiyaç kalacak mı? Analitik sentez mi, mekanik öğrenme mi, temel muhakeme mi, üniversal altyapı mı, evrensel bilinç ve spesifik konumlandırma mı geçerli akçe olacak? Bu MEB tasarısı öğretmenlerimiz ve diğer tüm eğitim bileşenleri için kariyer mi bariyer mi? Merdivenleri çıkıyor musunuz, iniyor musunuz? Merdivenin son basamağı nereye takılı, nereye asılı? Bunların çok iyi düşünülüp, istişare edilip, planlanması gerekiyor.”YETERLİLİK SINAVLARI OBJEKTİF OLMALIEğitimdeki reform paketlerinin içerik olarak olumlu olması yanında usul ve insicamında buna paralellik arzetmesi gerektiğini söyleyen Gürkan Avcı, şöyle devam etti:”Aday öğretmenlere sınav şartı getirilmesi, 2 yıl üst üste sınavda başarılı olamayan öğretmenin, öğretmenlikle ilişiğinin kesilmesi birçok AB üyesi ülkede uygulanan bir sistemdir. Öğretmenlerin kendini geliştirmesi ve öğretmenlik mesleğinin nitelikleştirilmesi açısından değerlendirirsek; sınav uygulamasının objektif, adaletli ve eşitlikçi kriterler doğrultusunda planlanması kesinlikle sağlanmalıdır.Dershanelerin kapatılması sonrasında kurslar ve 12 yaşın altındaki çocuklar için etüt merkezlerinin serbest bırakılması ve dershane sahiplerine bol menülü ve makul seçenekler sunulması hem müteşebbisleri hem de öğrenci ve ailelerini zor durumda bırakmama adına önemlidir. Dershanelerin kapatılması sonrasındaki teşvik ve destek uygulamalarının dershanecilere, buralarda çalışan öğretmen ve personele dönük haksızlıkların yapılacağı ihtimalini dahi akıllara getirmemelidir. Özel okul ve etüt merkezi olma şansı düşük olan küçük ve butik dershanelere pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.Tasarıda özel okul ve etütlere gidecek öğrencilerin devletçe desteklenecek olmasını önemsiyorum. Eğitimde yüzde 3’lük bir oranı temsil eden özel okulların günümüzde yarı kapasiteyle çalıştığı gözönüne alınarak, eğitim sistemimize dinamizim ve lokomotif güç kazandırması için özel okulculuğun daha kapsamlı politikalarla geliştirilmesi ve pekiştirilmesi gerektiği kanaatindeyim.”Dershanelerde çalışan öğretmenlerin mağduriyet yaşamamalarını sağlamak adına 6 yıldan fazla dershanelerde öğretmenlik yapanların sözlü sınavla MEB kadrolarına alınmasının yeni mağdurlar yaratmamasına özenle dikkat edilmeli gerektiğini kaydeden Avcı, “ Öncelikle yapılacak eleme sınavlarının hakkaniyetli ve nesnel ölçütlerle yapılması elzemdir. Öte yandan 6 yıl dershanede çalışmış olma şartı çok abartılıdır. Bu nedenle bu sürenin 2 yıla indirilmesi gerekir. Malum sebepler nedeniyle sigortasız çalıştırılmış onbinlerce dershane öğretmeni haksızlığa uğramış olacaktır. Öte yandan sigortası yıl bazında eksik yatırılmış öğretmenlerde müstakbel mağdur adayı olacaktır.DERSHANEDE ÇALIŞMAYAN ÖĞRETMENLER CEZALANDIRILMAMALIBir diğer önemli hususta çeşitli nedenlerle dershanelerde çalışmamış yahut dershanelerde çalıştığını belgeleyememiş, başka özel eğitim kurumlarında çalışan yahut özel ders ve etüt çalışmalarında bulunan öğretmenlerin mağduriyet yaşamamasının sağlanmasıdır. Bu nedenle tasarının vicdanları kanatmaması, adalet ve eşitlik prensiplerini yaralamaması çok önemlidir. Dershane öğretmenlerini mağdur etmeyeyim derken yeni ve başka mağdurlar olmamalıdır.KADROLAŞMA VE KAZANILMIŞ HAK GASBI ENDİŞESİTasarıdaki 25. madde ile okul idarecilerinden 4 yılı tamamlayanların görevlerinin sona ermesi söz konusu olmaktadır. Yine ayrıca MEB Müsteşarlığı makamı hariç tüm idari ve bürokratik makamlar tasarının yasalaşmasıyla fesh edilmiş olacaktır. Bu husustaki temel beklentimiz; Milli Eğitimdeki tayin, atama, terfi ve görevde yükselmelerin tamamen liyakat ve ehliyet prensiplerine göre tanzim edilmesidir. Şube müdürlüğü üstündeki makamların siyasi tercihlerle belirlenmesi ve bu makamlardakilerin bakanlarla ve iktidarlarla birlikte gelerek, bakan ve iktidarlarla birlikte makamlarını terk etmesi bizce de makul karşılanmaktadır. Sorumluluk ve sağlıklı yönetişim kriterleri doğrultusunda Bakanlar istediği ekiple çalışmalı ve başarı-başarısızlık adına mazerete matuf bırakılmamalıdır. Lakin bu selahiyet kadrolaşma ve kurum hafıza ve kültürünü yok saymaya, yok etmeye sebebiyet vermemelidir” dedi.

903 total views, 0 today

Çubuk’ta Kaymakamlık Satranç Turnuvası Başladı

Ankara Sağlık Haberleri 23 Şubat 2014

Türkiye Satranç Federasyonu Ulusal Hakem Süleyman Çakmak, 15 hakemin görev aldığı turnuvaya 430 sporcunun başvurduğunu ve ilk gün 260 sporcunun yarışacağını belirtti. Turnuvanın 2 gün süreceğini kaydeden Çakmak, ’’ Turnuva 12 kız, 12 genel olmak üzere toplam 24 kategoride ve İsviçre sistemi olan 7 turda yapılacak. İlçeden 430 sporcu başvurusu yapıldı. İlk günün birinci turuna 260 sporcu katıldı. Bu gün 4 tur yarın 3 tur olmak üzere turnuvamızı tamamlayacağız. Turnuvaya velilerimizin ilgisi gayet güzel. TSF Çubuk Turnuva Direktörü Veysel Kılınçarslan’a böylesi güzel turnuvaya düzenlediği için teşekkür ederiz. Çubuk’taki ilgi gayet bizi memnun ediyor. Ankara’nın diğer ilçelerine baktığımız zaman Çubuk’ta daha çok güzel ilgi oluyor. Hem veliler açısından hem de sporcular açısından gerçekten yoğun bir ilgi var. Çubuk’un bu konuda farkı kendini fark ettiriyor’’ dedi. TSF Çubuk Turnuva Direktörü Veysel Kılınçarslan ise emeği geçen ve açılışa katılan herkese teşekkür ederek turnuvanın başarılı geçmesini diledi. Turnuva 12 kız, 12 genel olmak üzere toplam 24 kategoride ve İsviçre sistemi olan 7 turda yapılacak. Bütün kategorilerde lisans ve vizeli olma şartının arandığı turnuvaya 430 sporcu katılırken turnuvada dereceye girecek ilk üç kişiye kupa, şilt ve satranç takımı verilecek. Turnuva 2 gün sürecek.

807 total views, 0 today

Tesk Başkanı Palandöken:

Ankara Sağlık Haberleri 23 Şubat 2014

Mobilya sektörünün kalbinin Sitelerde attığını ve 15 bin esnafın yanında 80 bini aşkın çalışan olduğunu ifade eden TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Mobilyacılar sitesi olmasa hem sanatkâr, hem de el emeği kaliteli mobilyalar olmaz. Sürekli gelişme gösteren mobilya sektörünün dış pazarlara açılması desteklenmeli. Mobilya Siteleri cazibe merkezi haline getirilmeli” dedi.Ankara siteler olmak üzere mobilya sektöründe Türkiye’nin 6 milyar doları geçen üretimiyle, dünyanın ilk 15 ülkesi arasına girdiğini anlatan Bendevi Palandöken yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “Acilen markalaşma, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinin gelişmesine ihtiyaç var. Ülkemizde kişi başına mobilya harcaması 80 dolar civarındayken Kanada’da 372, Almanya’da 281, İngiltere ve Amerika’da 210 dolar civarında. Sitelerde faaliyet gösteren çok sayıda mobilya üreticisi esnaf küçük aile işletmelerinden oluşmaktadır. El yapımı mobilyada kalitesini kanıtlamıştır. Ama iş geliştirmede sermaye yetersizliği yaşamakta ve kredi kaynaklarına ulaşmada zorluk çekmektedir. Uluslar arası büyük Mobilya markaları ile kalite konusunda değil ama fiyat konusunda rekabet edebilmesi için sitelerdeki mobilya üreticileri desteklenmelidir. Kuyumcuda sıfır olan KDV oranı gibi mobilya üretiminde yüzde 18 olan KDV oranı indirilmelidir.”“2 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT VAR”Mobilya sektöründe 2 milyar doları aşkın ihracat yapıldığını ve bununda ekonomi için önemli olduğunu kaydeden Palandöken şöyle devam etti:“Mobilya sektörünün ihracatta tecrübe eksikliği var. Başta Ankara Siteler olmak üzere birçok bölgede mobilya üreticileri büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Batı Avrupa’da mobilya talebi düşerken Avrasya bölgesinde tüketim her geçen gün daha da artmaktadır. Türkiye’nin bu rekabetten başarılı çıkması için, yeni strateji belirlemelidir. Türk Malı markası yaratmalıdır. Çin, ABD, İtalya mobilyada dünya üretiminin yüzde 48’ini karşılıyor. Bugün AB ülkelerine yapılan 2 milyar dolarlık ihracatın 5-6 milyar dolara çıkmaması için hiçbir sebep yoktur. Mobilya üreticimizin dış pazarlara daha çok açılması için çalışma ortamından, sosyal ortama birçok alanda yenilik şart. Öncelikle, AR-GE Destekleri, Özgün Modelleme Destekleri, Fuar Destekleri, Dış Ticaret Danışmanlık desteklerinin yanında SGK Primleri, Enerji Fiyatları, Vergiler ve Teşvikler konusunda acilen olumlu adımlar atılmalıdır.”“SİGORTA ŞİRKETLERİ SİGORTA YAPMIYOR”Ankara sitelerde 15 bin iş yerinde 80 bin, Türkiye genelinde ise 300 bin civarında mobilya sektöründe çalışan olduğunu kaydeden Palandöken, “Ankara siteler ülkemize örnek mobilya merkezidir. Acilen mobilya fuar alanları açılmalı. Sosyal donanım alanları oluşturulmalı. Teşhir mağazaları ile ilgili başlatılan çalışmalar hızlandırılmalıdır. Sitelerde bulunan Önder, Ali Ersoy, Ulubey, Seyfi Demirsoy ve Bostancık Mahallelerinde bulunan esnaf acilen doğalgaz imkânlarından faydalandırılmalıdır. İşyerlerinin çoğunluğu sobalı olduğu için sigorta şirketleri fazla risk taşıdığı gerekçesiyle sigorta yapmamaktadır. Bu sorun acilen çözüme kavuşmalıdır” ifadesini kullandı.

836 total views, 0 today

Maçın Ardından

Ankara Sağlık Haberleri 23 Şubat 2014

Gençlerbirliği Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, Spor Toto Süper Lig’de Torku Konyaspor ile yaptıkları maça ilişkin “Çocuklara teşekkür ediyorum, çok özgüvenli oynadılar ve maça asıldılar” dedi. Özdilek, 2-2 berabere tamamlanan Torku Konyaspor maçının ardından düzenlenen basın toplantısında, Türkiye’de futbolun skora dayalı bir oyun olduğunu belirterek, “Oyuna bakıldığında farklı olması gereken bir mücadele. Maça iyi başladık, devamında kontrol bizdeyken iki basit gol yedik. 2-0’dan geri dönmek kolay değil. İkinci yarıda oyunun içine giren, geri dönüş için mücadelesiyle, anlayışıyla daha iyi bir Gençlerbirliği vardı. Futbolda önemli olan galibiyeti yakalayabilmek. Çocuklara teşekkür ediyorum, çok özgüvenli oynadılar ve maça asıldılar” diye konuştu. Kendileri için her maçın çok önemli olduğunu dile getiren Özdilek, “Bu hafta deplasmanda Fenerbahçe ile karşılaşacağız. İstanbul’da Fenerbahçe’yi yenebilecek gücümüz var. Takımımın performansından ve isteğinden memnunum” ifadelerini kullandı. – Torku Konyaspor cephesi Torku Konyaspor Teknik Direktörü Mesut Bakkal, her hafta hakem kararlarının maçların önüne geçtiğini ileri sürdü. Maçla ilgili herhangi bir yorum yapmak istemediğini vurgulayan Bakkal, şunları kaydetti: “Bugün sahada çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir hakem vardı. Geçen hafta 3-2 yenildiğimiz Elazığspor maçı sonrasında ‘Rakibin iki penaltısı verilmedi’ dedim. Şimdi de diyorum ki maçtan sonra çok önemli iki hakem hocasıyla konuştum, bana, ‘Net iki penaltın var ve bir de rakibe verilen penaltı, penaltı değil’ diyorlar. Ben ve oyuncularım hakem hakkında konuşmuyoruz. Tek istediğim şey, lütfen renge ve şekle bakmadan şahsiyetli maç yönetin. Her hafta hakem kararları maçların önüne geçmeye başladı, biraz daha dikkat.”

846 total views, 0 today

(özel Haber) 70 Yıllık Alem Ustası Çırak Bulamamaktan Şikayetçi

Ankara Sağlık Haberleri 4 Şubat 2014

Başkentin tarihi mekanı Samanpazarı’nda zamana direnen mesleklerin ustaları çırak bulmakta zorlanıyor. Yıllara meydana okuyan ustaların kimisi mesleklerinin unutulmasından kimisi de mesleklerini devam ettirecek çırakları yetiştirememekten şikayetçi.Alem ustası İlhami Güngör, yıllardır camilerin alemlerini yapıyor. Güngör, 70 senedir bu işi yaptığını belirterek, şöyle konuştu: “Alemleri istek üzerine de yapıyoruz, kendi dükkanlarımız için de yapıyoruz. Müşteri geldiği zaman baksın varsa alsın, yoksa hemen çıkmasın diye dükkanımıza da yapıyoruz sipariş üzerine de alem yapıyoruz. Çırak gelmiyor, çırak geldiği zaman diyor ki haftalık ne vereceksin. Böyle bir çırak usta olamaz. Sana bir faydası olamaz çünkü paraya kıymet veren bir kişi maddiyatı düşündü mü, bu işi yapamaz. Çok şükür muhtaç değiliz kimseye. Bu işi zevkle yapıyorum, severek yapıyorum. Çünkü çocukken öyle alıştım. Ustam ağabeyimdi öğlen okuldan gelirdi hemen doğru dükkana götürürdü, şimdiki gibi değildi. Eskiden sevgi ve saygı vardı. Büyük küçük bilinirdi.”Cami minarelerine, kubbelerine ve minberlerine yaptıkları alemleri Tokyo’ya, Türkmenistan’a, Almanya’ya, Avustralya’ya ve Amerika’ya yaptığını kaydeden Güngör, “Şimdi biz gibi alemci ustası yok. Makineye götürüyor, çektiriyor, ondan sonra da diyor ki ben ustayım. Bunlar sahtekar usta bunları kabul etmiyorum. Bakırdan yapılan alemler 1, 2 günde yapılıyor. Fiyatları ise 80 lira ile 1,5 milyona kadar alem var. Usta iyi bir ustaysa asla aç kalmaz. Ararlar, sorarlar, iş verirler. Nereye bir cami yapılırsa oraya bir alem şart, alem olmazsa cami olduğu bilinmez. Kim gidip namaz kılacak, nereden bilecek o alem onu gösterecek” ifadelerini kullandı.Güngör, “Bir çırak yetiştirdim ama gelmedi gittim evine babası dedi ki ‘sen haftada 15 lira veriyorsun, benim çocuğum günde 10 TL kazanıyor’ dedi ne yapıyor diye sorduğumda simit satıyor dedi. Düşünebiliyor musunuz? Bir babanın evladına verdiği sanata bak” dedi.ERKEKLERDEN ZİYADE BAYANLAR DA TESPİH ÇEKİYORTespih ustası Nahit Iz ise, kehribar taşından özel yapılan tespihlerin özelliğine göre yapım aşamalarının 1 gün ila 6 ay arasında değiştiğini, standart bir tespihin de 3 günde bittiğini kaydederek şunları söyledi:“Tespihe ilgi çok fazla yıllardır modası geçmeyen bir aksesuar. Erkeklerden ziyade bayanlar da tespih çekiyor. O yüzden tespih satışlarımız iyi. Dükkanımız 8 yıldır burada, ben de 3 yıldır burada tespih ustalığı yapıyorum. Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Sayın Bülent Arınç’a tespih yaptık. 80 liradan başlayarak 4 bin dolara kadar tespihlerimiz var. Tespihin fiyatı malzemesine, işçiliğine göre değişiyor.””ANNEMİZİN KARNINDAYKEN BABAMIZIN HALI PAZARLIĞINI DİNLİYORDUK”25 yıldır el dokuma ve kilim üzerine çalışan Samanpazarı esnafı Mustafa Düzyol ise yıllardır bu mesleği yaptığını ifade ederek, “Sanatımızı severek yapıyoruz, ondan dolayı mesleğimizi en güzel şekilde icra etmeye çalışıyoruz. Samanpazarı’nda Ankara’da bilgimiz çok olduğundan dolayı ‘annemizin karnındayken babamızın halı pazarlığını dinliyordum’ derim her babayiğit bunu söyleyemez. Çeşitli yörelerden Ankara’ya çeşitli kilim ve halı geliyor. Benim en sevdiğim halılar arasında Kayseri’de dokunan Yahyalı halıları ve Aksaray Taşpınar halılarıdır. Şuan da Afgan halıları sevilen revaçta olan halılar. Türkiye modern hayata geçildiğinden beri maalesef ki el dokuma yapan nenelerimiz toprağın altına girdiler. Onların yanında diz çöküp halı dokuyan kızlarımız da artık köyden şehirleşmeye geçti. El dokuma halının asıl metağı koyunun yünüdür. Yurt dışından Türkiye’ye halı girişi başladı. Türkiye’nin iç dinamizminde biraz aksamalar var. Buna devletimiz, belediyelerimiz kooperatiflik olan yerlere de daha çok ağırlık verilmesi lazım ki el dokuması halılar revaçta olsun. Dokuma halının ülkemize katma değeri çok yüksektir” diye konuştu.Bakır el sanatları ustası Satılmış Cambaz da, 35 yıldır Samanpazarı esnafı olduğunu belirterek, “Çırak olarak yetiştiğimiz bu meslekte daha usta olarak devam ettik. Esnaf olduk öyle de devam ediyoruz. Satışlardan memnun değilim ama devam ediyoruz. Yapacak bir şey yok. İstek üzerine çalıştıklarımız da var normal seri imalatımız var. Süs eşyaları hediyelik eşyalar üretiyoruz. Üzerindeki emeğe göre fiyatları değişiyor. Çırak bulmakta zorlanıyoruz. Çünkü çıraklarda bundan bir şey beklemediği için çırak bulamıyoruz. Zamana karşı bu meslek unutuluyor, değişiyor. Bakır değeri olarak ayrı bir yeri var. Makine işi değil bu el emeği olduğu için tabii ki ayrı bir yeri var” şeklinde konuştu.

869 total views, 0 today

Koğuşlardaki Yoğunluğa Neşter

Ankara Sağlık Haberleri 4 Şubat 2014

Adalet Bakanlığı, koğuşlardaki yoğunluğa neşter vurup bu yıl içerisinde yeni cezaevleri ile ek binaları faaliyete alarak 32 bin kişilik kapasite artışı sağlayacak.Adalet Bakanlığı, cezaevlerinde pek çok olumsuzluğa neden olan koğuşlardaki yoğunluğa neşter vuruyor. Geçen yıl 10 yeni cezaevi ile 6 adet ek binayı tamamlayan Bakanlık, toplam 8 bin 765 kişilik kapasite artışı sağladı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, eski ve sağlıksız cezaevlerini kapatan Bakanlık, bu yıl içerisinde yeni cezaevleri ile ek binaları faaliyete alarak 32 bin kişilik kapasite artışı sağlayacak. Bu artışla 145 bin kişinin bulunduğu Türkiye’deki cezaevlerinin kapasitesi 185 bin kişilik kapasiteye ulaşacak.147 CEZAEVİ KAPANDITürkiye’de halen 305 kapalı, 46 müstakil açık, 1 çocuk eğitimevi, 5 kadın kapalı, 1 kadın açık, 3 çocuk kapalı olmak üzere toplam 361 cezaevi bulunuyor. Bu cezaevlerinin toplam kapasitesi ise 153 bin 340 kişi. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, işletim maliyeti ve çağdaş infaz anlayışının yerleşmesi amacıyla 2006 yılından bu yana işletim ömrünü tamamlamış 147 cezaevini kapattı.7 YILDA 68 MODERN CEZAEVİBakanlık, kapanan bu cezaevlerinin yerine modern infaz anlayışına uygun olarak birkaç cezaevini içerisinde barındıran ‘kampüs’ cezaevleri inşa ediyor. Bakanlık bu kapsamda 2006 yılından bugüne kadar 68 yeni cezaevi ile 27 ek bina inşaatı gerçekleştirdi. Cezaevlerinde artan hükümlü ve tutuklu yoğunluğunun giderilmesi hedefleyen Bakanlık, 2013 yılında 10 adet yeni cezaevi ile 6 adet ek bina ve ek açık cezaevi hizmete alarak 8 bin 765 kişilik kapasite artışı sağladı.

875 total views, 1 today

“türkiye Ve Ürdün Arasında İş Birliği Artarak Devam Edecek”

Ankara Sağlık Haberleri 4 Şubat 2014

Ürdün’de bulunan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet, çeşitli temaslarda ve incelemelerde bulundu. Ürdün Evkaf Bakanı Hayil Davud ile yapılan görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin artarak devam edeceği belirtildi.TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet, Ürdün temaslarına Ürdün Evkaf Bakanı Hayil Davud’a ziyarette bulunarak başladı. Ürdün Evkaf Bakanı Davud, görüşmede, Türkiye ile Ürdün arasındaki köklü tarihi ve kültürel ilişkilere işaret ederken, siyasi ve ekonomik ilişkilerin de önemini vurguladı. Ürdün Evkaf Bakanı Davud, Türkiye ile Kudüs, hac ve inanç turizmi konularında tecrübe paylaşımı yapmak istediklerini belirtti.İki kardeş ülke olarak Türkiye ve Ürdün’ün pek çok projeyi birlikte hayata geçirebileceğini ifade eden Ürdün Evkaf Bakanı Davud, Türkiye’nin vakıf, inanç turizmi ve hac organizasyonu tecrübelerinden faydalanmayı arzu ettiklerini, bu çerçevede Türk turistlerin öncelikle Ürdün’deki dini mekanları ziyaret ettikten sonra Kudüs’e geçmelerini istediklerini belirtti. Ürdün Evkaf Bakanı Davud, vakıf binalarının restorasyonu ve camilerin idaresi konularının da muhtemel iş birliği alanları olabileceğini sözlerine ekledi.TİKA Başkanı Dr. Sedar Çam da Ürdün Evkaf Bakanı Davud’a TİKA’nın çalışmaları hakkında bilgi vererek Ürdün’de yapacakları çalışmalarla iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine dolaylı olarak katkı sağlamak istediklerini ifade etti. TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Evkaf Bakanlığı ile birçok alanda ortak çalışma yapılabileceğine dikkati çekerek TİKA tarafından farklı Ülkerler de yapılan restorasyon çalışmalarının, bu ülkelerde turizmin gelişmesine imkan verdiğini kaydetti.TÜRKİYE İLE ÜRDÜN ARASINDA TEKNİK İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANDIÖte yandan Ürdün temasları kapsamında TİKA Başkanı Serdar Çam, Ürdün Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı İbrahim Saif tarafından Teknik İş Birliği Anlaşması imzalandı.Ürdün Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Saif, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin tarih boyunca bölgeye ve Ürdün’e yaptığı katkılara işaret ederek imzalanan anlaşmanın iki ülke arasındaki ilişkileri daha da geliştireceğini belirtti.TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ise imzalanan anlaşma ile iki ülke arasındaki ilişkilere katkı sağlamayı amaçladıklarını belirterek, bu yıl sonunda Ürdün’de ofis açmayı arzu ettiklerini kaydetti. TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, “Kardeş ülkeler birbirine yardım değil, katkı sağlar. TİKA, bu bağlamda birçok ülkeye katkı sağlamıştır ve sadece gelişmekte olan ülkelerde değil gelişmiş ülkelerde de projeler yürütmektedir” diye konuştu.Ürdün Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı İbrahim Saif ile imzalanan teknik işbirliğinin ardından heyet, Ürdün Hicaz Demiryolları Genel Müdürü Salah Muflih El-Luzi ile bir araya geldi. TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam burada yaptığı açıklamalarda, Hicaz demiryoluna emeği geçen herkese rahmet dileyerek, bu hattın Hz. Peygamber’e ulaştığı için büyük önem arz ettiğini ifade etti.TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Hicaz demiryolunun kültürel ve tarihi öneminin yanında ulaşım açısından da önemli olduğunu vurgulayarak, “Bölgemizdeki acılar sona erdiğinde Hicaz Demiryolu ve Marmaray ile Avrupa’ya ve Londra’ya kadar ulaşma imkanı olacak” diye konuştu.Hicaz demiryolunu geliştirmek için proje hazırladıklarını hatırlatan TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Ürdünlü demiryolu çalışanlarına Türkiye’de demiryolları ve ulaşım hakkında eğitim verebileceklerini ve tarihi istasyonları restarasyon yapabileceklerini kaydetti. TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Hicaz demiryoluna özel bir muhabbeti olduğunu ve Türkiye’nin bu hatın yenilenmesi için katkı sağlayacaklarını söyledi.Ürdün Hicaz Demiryolları Genel Müdürü Luzi de, Hicaz demiryollarının o zamanın zor şartlarında Sultan Abdülhamit tarafından inşa edildiğini ve Sultan Abdülhamit’in bu proje ile tüm İslam ülkelerinin faydalanmasını amaçladığını ifade ederek, Hicaz demiryolunun dönemin en modern demir yolu olduğunu belirtti. Hicaz demiryollarının Şam’dan Medine’ye uzandığını hatırlatan Ürdün Hicaz Demiryolları Genel Müdürü Luzi, bu hattın uluslararası bir proje olduğunu vurguladı.Ürdün Hicaz Demiryolları Genel Müdürü Luzi, Hicaz demiryolunda ilk seferin 1911’de yapıldığını ve Şam’dan Mediye’ye uzandığını hatırlatarak, o dönemde 45 gün süren mesafeyi 46 saate indirdiğini belirtti. Ürdün Hicaz Demiryolları Genel Müdürü Luzi, “Bu yüzden, Hicaz ulaşım açısında dönemin en modern projesidir ve Hicaz demiryolu bir devrimdir” dedi.ÜRDÜN’ÜN SALT KENTİNDEKİ TÜRK ŞEHİTLİĞİNE ZİYARETTİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ve beraberindeki heyet, Ürdün temaslarına Salt kentinde bulunan Türk Şehitliğini ziyaret ederek devam etti. Tören, heyetin, Salt Belediyesi yetkilileriyle başkent Amman’a 30 kilometre uzaklıktaki Salt Türk Şehitliğine ziyareti saygı duruşu, Türkiye ve Ürdün milli marşlarının okunmasıyla başladı, ardından TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Şehitlik Anıtı’na çelenk koydu.Şehitliğin bulunduğu 7 gün 24 saat Kur’an-ı Kerim okunan mağarayı ziyaret eden TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, “Şehitlerimize layık olmak için canla ve başla çalışmaya söz veriyoruz” ifadesini yazdığı Şehit Anıt Defteri’ni imzaladı. TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Salt Türk Şehitliği anısına barışı temsil eden bir zeytin ağacı da dikti.

872 total views, 0 today

Yenimahalle Belediye Başkanı Yaşar, Batıkent Halk Evi’nde

Ankara Sağlık Haberleri 4 Şubat 2014

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Batıkent Halk Evi üyeleriyle kahvaltıda bir araya geldi.Halk Evi üyelerinin büyük ilgisi ve sevgisiyle karşılaşan Yaşar, üyelere Yenimahalle Belediyesi’nin dev projelerinden söz etti. Batıkent Halk Evi’nde düzenlenen kahvaltıya Yaşar’ın yanı sıra CHP Yenimahalle İlçe Başkanı Ali Buçan, Halk Evleri Genel Başkan Yardımcısı Samut Karabulut, Genel İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Turan Kütükbaş, Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği (SODER) Batıkent Başkanı Mine Marullalıoğlu, Yenimahalle Belediyesi Meclis üyeleri ve çok sayıda Halk Evi üyesi katıldı.Kahvaltıda Yaşar, Yenimahalle Belediyesi’nin 5 yılda ilçeye kazandırdığı yatırımlardan söz etti. Yenimahalle’nin yapılan dev yatırımlarla Türkiye’nin yıldızı parlayan ilçelerinden biri haline geldiğini kaydeden Yaşar, kimseyi ötekileştirmeden herkes için eşit hizmet üretme çabası içerisinde olduklarını sözlerine ekledi.İlçeye yapılan hizmetlerden memnuniyetlerini ifade eden Halk Evi üyeleri de Yaşar’a teşekkürlerini iletti.

1068 total views, 0 today

Page 1 of 31 2 3
  • Masaj Yağı Eczane

    Tarafından de 9 Şubat 2018 - 0 Yorumlar

    Masaj Yağı Eczane Türkiye genelinde yağın kullanım sürecinde masaj yağı eczane bünyesinde satılmaya devam edilen bir ürün olarak görüldüğü için aynı zamanda kaliteli olarak da tanımlanabiliyor. Yedi gün yirmi dört saat hizmet veren bölgelerden satın alabilir, istediğiniz koku veya özel bir eklenti bulunan aroma temin etmek istediğiniz taktirde de her zaman için masöz sayesinde size […]

  • Masaj Yağı Gratis

    Tarafından de 15 Şubat 2018 - 0 Yorumlar

    Masaj Yağı Gratis Satışlarında oldukça yüksek rakamlar yakalanmaya başlayan masaj yağı Gratis mağazalarında çok büyük bir kitleye hitap edilebilmesini sağlayabiliyor. Gelecek yıllarda da ilgi görebilmesi ve özellikle de müşterilerin tamamen rahatlayabilmesi için oluşturulması nedeniyle de yağların herhangi bir alan yerine aslında tüm vücuda özel olarak belirlenmiş olması da dikkatlerden kaçmıyor. Yedi gün yirmi dört saat […]